MS hastalığında ağrı tedavisi
MS hastalığında ağrı tedavisi
Ağrının tanımı genelde var olan ya da olası bir doku hasarı ile ilişkili olarak duyulan hoş olmayan bir duyudur. Ağrı algısı, duygusal durum, korku, depresyon ve diğer psikolojik ve toplumsal faktörler tarafından etkilenir. Daha önceden çekilen ağrı da, yaşanmakta olan ağrı deneyiminde önemli bir rol oynar.
Insanda, ağrı duyusunun deri, kemikler, eklemler gibi periferik vücut bölgelerinden merkezi sinir sistemine iletilmesi miyelinli A delta lifleri ve miyelinli olmayan C lifleri ile sağlanır. Derideki ağrı reseptörleri basınç, sıcak ve soğuk gibi uyaranlara yanıt verir. Mide, barsak ya da mesane gibi iç organlarda ağrı, gerilme, spazm ve enflamasyon ile uyarılır. Iskelet kasları yaralanmalarda ve yetersiz kan akımı durumlarında ağrı sinyallerini başlatır.
Vücut tehlikedeyken ya da ani bir fiziksel reaksiyon başladığında, hızlı iletimli A lifleri hemen sinyal verir.
Diğer taraftan yavaş iletimli C lifleri, vücutta yeri tam anlaşılamayacak ve ağrı uyaranının tetiklenmesinden daha uzun sürecek künt ve rahatsız edici bir duyu başlatır. Bu ağrıyı genellikle MS hastalarının spastisite artışı olarak bildiği kas sertliği izler.
Sonunda ağrı bilgisi, omurilik ve dağıtım istasyonları aracılığıyla beyine iletilir. Beyin yüzeyindeki (serebral korteks) hücre grupları ağrı sinyallerini yerleşimleri açısından analiz ederken, bilinç ve duygusal durumdan sorumlu olan daha derindeki beyin bölgeleri (talamus , limbik sistem) gelen bilgiyi duygusal özelliklerine göre işler. Muhtemelen bizim yaygın, künt ve yanma tarzında hissettiğimiz ağrılar ve ağrı ile ilgili özgün ve hoş olmayan duyular bu daha yavaş işleyen yolun ürünüdür.
Nörojenik ya da merkezi ağrı
Hasar omuriliğin ya da beynin kendisinde ise, farklı bir tür ağrı ortaya çıkar: nörojenik ya da merkezi ağrı. Hasta deri yüzeyinde ilerleyen bir ağrı hisseder. Sıklıkla bu ağrı yanma, batma ve sıkışma hissi verir. Aynı kişide farklı hisler bile yaratabilir. Sağlıklı kişilerde omurilik bu tür iletiler karşısında baskılayıcı ve süzücü bir işlev görür. Fakat MS hastalarında olduğu gibi sinirler hasar gördüğünde, bu işlev sağlam biçimde yürütülemez. Belli sinir yollarının baskılayıcı etkisi süremez ve A ve C lifleri beyini rahatsız edici ve ağrılı duyu bombardımanına tutar. Sonuç bozuk, sürekli ve kontrolsüz bir bilgi akışıdır.
Geleneksel ağrı kesicilerin nörojenik ağrılarda etkili olmamasının nedeni budur: bu ilaçlar temel olarak istasyonlardaki periferik ve merkezi uyaran iletimini etkilerler.
Tedavi yaklaşımları
Bu tür merkezi ağrıların etkilenmesi güç olmakla birlikte, amitriptilin, fluoksetin ve sertralin gibi belli antidepresifler uyaranların baskılanmayan yayılımlarını baskılamaya çalışırlar. Vücut ağrıyı baskılayan serotonin maddesini üretir ve antidepresanlar serotoninin yıkımını yavaşlatarak etki gösterir. Ayrıca bu ilaçlardan bazıları mizaç düzeltici ve yatıştırıcı etkiye sahiptir. Antikonvülzan ilaçlar da sinir hücresinin membranını sabitleştirerek etkili olabilir. Bu ilaçlar temel olarak, trigeminal nevralji olgusunda karbamazepin, klonazepam ve gabapentin kullanılmasındaki gibi, akut ağrı atakları sırasında kullanılabilir.
Uygulamada her hasta için ideal ağrı tedavisi nasıl bulunabilir?
Biz yukarıdaki ilaçlardan birini bulmak ve optimal etki sağlanana dek yavaş biçimde doz artırmak biçimindeki “deneme ve yanılma” yöntemini kullanıyoruz. Etki göremediğimiz zaman, diğer ilacı deniyoruz. Bu araştırma hasta için hayal kırıklığı yaratan bir deneyim olabilir. Bazen uzun ve sıkıntılı olup her zaman da başarı ile sonuçlanmaz.
Hastaya çeşitli ilaçlar hakkında ayrıntılı bilgi vermenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir MS hastası bir ilacın vücudunda nasıl iş gördüğünü bilmezse, antidepresif ya da antiepileptik ilaçların kullanılması konusunda endişe duyabilir. Bu yanlış anlamalara yol açabilir ve ilaçlar istenen düzende ve sürede alınmayabilir. Bazen tedavi çok kısa sürede bırakılabilir. Mükemmel bir ilaç yoktur.
Bazı merkezi ağrı olgularında, diğer hastalıklarda görülen kronik ağrı durumlarına benzer biçimde, davranış tedavilerinin ve psikoterapilerin yardımı olabilir.
MS hastaları ağrı yakınmaları olduğunda kime başvurmalıdır?
Her şeyden önce hekimleriyle açık biçimde konuşmalıdırlar. Eğer birlikte bir çözüm bulamazlarsa, bir nörologu yada özel bir ağrı kliniğini ziyaret etmelidirler.
